Ana içeriğe atla

Hindistanın Yazılım Başarısı-India's Software Success

Hindistan: Çok tanrılı dinleri,kalabalık nüfusu, bizlere çok garip gelen yaşam tarzları ve daha birçok garipliklerle dolu bir ülke. Refah düzeyinin yüksek olmadığı,yoganın merkezi,ineklere tapılan bir yer.Tapınaklarıyla,Tac Mahal'iyle,mağaralarıyla turistik ögeleri içinde bulunduran ülke.Ayrıca dünyanın en kalabalık ikinci ülkesi konumunda olduğunu da belirtelim.

Hindistan'ı diğer ülkelerden ayıran ve şu aralar daha çok bu konu üzerine düşülen bir şey var. O da Hindistan'daki YAZILIM başarısı.

Bu adamlar yazılım konusunda o kadar ileriye gittiler ki tüm dünya bunun araştırmasını yapıyor.Araştırmasını yapıyorum derken abartmıyorum gerçekten de bazı üniversitelerde bu konuyla alakalı çalışmalar yapılıyor.Çünkü adamlar bu işte çok büyük bir atılım gösterip zirveye yerleştiler diyebiliriz.Günümüz dünyasını belki de en önemli teknolojisi "Bilgi Teknolojisi" ve Hintliler bu işi gerçekten iyi yapıyorlar.

1970'li yıllarda ülkede ithal edilen donanımlarının yazılımı ile bu iş Hindistan'da başladı. Batılı şirketlerin dikkatini ise 1980'li yıllarda dikkatini çekti.Yani öyle üç-beş senelik bir mevzusu yok daha uzun bir geçmişi var bu olayın. Ülkede refah seviyesi yüksek olmadığı için ABD'li yazılım şirketleri bundan yararlanarak ucuz iş gücünün de yardımıyla yazılım şirketlerini burada kurdular. O zamanlarda ABD'li bir yazılımcının yıllık kazancı 80 ile 100 bin dolar arasında değişiyordu aynı işi yapan Hintli yazılımcının ise bu kazancı yaklaşık 3 bin dolar oluyordu. Aradaki uçurum ve en önemlisi yazılım konusunda başarılı insanlar vasıtasıyla bu işin burada yapılmasına olanak sağladı.

.Haliyle sektörün gelişmesiyle bu yazılım işi daha çok önem kazandı. Hintli yazılımcılar bu gelişimin sonucunda ürettikleri yazılımları ihraç etme girişiminde bulundular. Çünkü ülke dışına bu işi iyi pazarlamayı başarırlarsa çok önemli bir katkısının olacağını öngörmüşlerdi. 

1990'lı yıllarla birlikte ivme daha fazla yukarıya doğru tırmanmaya başladı. Öyle ki yapılan ihracatlar 2 katına çıkmıştı. 90'lı yılların başlarında yıllık büyüme oranı %50'lere ulaşmıştı. Artık bu sektör Hindistan için çok önemli bir döviz kapısı olmuştu.Çünkü yıllar geçtikçe bu alanda gelişmeler artıyor ve Hindistan'ın ülkelere ihracatı artmaya devam ediyordu. 1995 yılına gelindiğinde sektörü
n büyüklüğü 2 milyar dolar olarak biliniyordu ve 2001 yılına gelindiğinde ise bu rakam 12 milyar dolara kadar çıkmış oldu.Yani 6 sene içinde 6 kat büyüdü.


Günümüze baktığımız zaman ise Hindistan'da yaklaşık 5 bin ten yazılım firması faaliyet gösteriyor. Bunların %60'ı yerli firmalar. İhracatının ise %70'ini ABD'ye %14'ünü ise İngiltere'ye geri kalan kısmını da diğer Avrupa ülkelerine yapıyor. 650 bin kişi istihdam ediliyor bu sektörde ve milli gelire %2'lik bir katkısı var. Bu şirketler yılda 30 milyar dolar ciro yapıyorlar.Yazılım sektörü için 150'den fazla üniversitede, 500'den fazla enstitüde bu konu için profesyonel insanlar yetiştiriliyor.





Bu insanlar büyük bir özveriyle bu işi çok iyi yerlere taşıdılar. Devlet ve işletmeler el ele vererek dünyada yazılım konusunda zirveye yerleştirdiler. Artık Hindistan denilince akıla sadece yoga,çok tanrılı,inek gelmiyor. Adamlar günümüz dünyasının en önemli ihtiyacı haline gelen teknolojik aletlerin çalışmasında yazılım işini diğer ülkelere nazaran çok iyi  yaptılar ve tüm dünya bu konuda örnek oldular. Genç nüfusumuz oldukça yüksek olması hepimizin bildiği bir konu.Ülkemizde de yazılım konusunda çok başarılı insanlar olduğuna eminim.Günümüzün ve gelecekteki dünyanın en önemli sektörlerinden biri olan ve olmaya devam edecek olan bu işin devletin desteği ve doğru insanlarla ülkemiz açısından daha iyi yerlere gelmesini temenni ediyoru.






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Terör Sorunu

Güne gözünü bi açıyosun patlama haberi ile karşılaşıyosun. 13 asker. 13 şehit. Söylemesi dile yazması ele ne kadar kolay değil mi? Daha 1 hafta öncesinde yitip giden 44 şehit daha yok muydu bu memlekette? Sivil,polis 44 vatan evladı yine hain bir saldırıda kaybedilmedi mi? Yine kınamaların lanetlemelerin ardı arkası kesilmez tıpkı ardı arkası kesilmeyen bu kahpece yapılan saldırılar gibi. Ateş düştüğü yeri yakmamalı artık çünkü bu ateş bu memleketin her yerinde. Bu ateşin ucu gün gelecek sana,bana,hepimize dokunacak. O zaman mı anlayacağız bu sorunun büyüklüğünü bu acının hissini. Bu ülkenin istihbarat teşkilatı yok mu? Bu ülkenin istihbarat teşkilatı varsa bu olaylar olmadan devreye giremeyip yetkilileri uyarmıyorsa ne işe yarıyor? Lafa gelince her yerde söyleniyor değil mi büyük bir ülkeyiz,gelişiyoruz diye. Kimse kusura bakmasın ama kendi içindeki bu terör belasını halledemeyen bi ülkenin büyüklüğü tartışılır ve bu terör bizi ileriye değil olduğu sürece hep geriye götürür kendimizi…

İngiltere Terör Saldırısı- Londan Terror Attack

Geçtiğimiz çarşamba günü İngiltere Londra'da bir terör saldırısı oldu. Parlamento binasının önünde gerçekleşen bu terör saldırısını IŞİD üstlendi. Daha önce Fransa'da böyle terör eylemlerinde bulunan bu terörist örgüt bu sefer İngiltereyi hedef seçmişti. Avrupa'da zaten güçlü bir şekilde yayılmakta olan İslam karşıtlığının üzerine yağ bal süren olay oldu kısacası.

Bu olaydan yanılmıyorsam 1-2 gün önce de ABD direkt uçuşlarda bazı ülkelere kısıtlamalar getirmişti.Neydi bu kısıtlama: ABD'ye yapılacak direkt uçuşlarda cep telefonundan büyük cihazların (DVD oynatıcı-tablet-dizüstü bilgisayar gibi) kabine değil bagajlara konulması kısıtlamasıydı. Neden olarak ise ABD dış işleri bakanı şöyle bir açıklama yapmıştı: "Bu karar, belirtilen hava alanlarından güçlü terör tehditlerinin ticari uçaklara sızacağı tehlikesi sonucu alınmıştır." ABD'nin bu kısıtlamasının hemen ardından da Birleşik Krallık böyle bir uygulamaya başladı. Onlar da bu kısıtlamaların hayata geçir…

Türkiye-Hollanda Ekonomik İlişkiler- Turkey-Netherlands Economic Relations

Geçtiğimiz haftalarda Hollanda'nın bakanlarımıza,konsolosluk üyelerimize karşı yanlış tutumları sebebiyle bir diplomatik kriz yaşanmıştı. Bu kriz hala devam etmekte tam anlamıyla çözüm gerçekleşmemiştir. Bazı insanların "ya kardeşim bizim askeri gücümüz ortada girelim şu Hollanda'ya haddini bilsin" gibi tuhaf açıklamaları şaşırtsa da bu gibi çok düşünce sosyal medyalarda karşımıza çıktı. 2017 senesinde olduğumuzu unutmamak gerek tabi. Çünkü artık öyle top,tüfek,süngü ile savaş yapılmıyor. Yapılıyor tabi ama artık bir ülkeye darbe vurmak için önemli bir savaş değil artık bu. Ülkeler arasında artık en önemli savaş EKONOMİ.Yani artık top,tüfek,süngü silah olarak kullanılmıyor,ekonomi en önemli silah olarak görüyor. Bir sonraki paragrafta tamamen resmi kurumların verilerine dayanarak bazı bilgiler paylaşacağım.

Türkiye-Hollanda ticari ilişkileri iki ülke arasındaki 1996 yılında imzalanan anlaşmalar ile gümrük vergisi ortadan kalkmıştır ve ticari ilişkiler daha çok kuvve…